BELEDİYE, EĞİTİM PROGRAMINA EV SAHİPLİĞİ YAPTI

MUŞSPOR’DAN BİR GALİBİYET DAHA

DENEYAP TEKNOLOJİ ATÖLYELERİ UYGULAMA SINAVI YAPILDI

MUŞSPOR, BÜYÜK TAKIM GRUPLARININ ORTAK NOKTASI OLDU

“YAŞLILARIMIZIN TOPLUMSAL HAYATTA VAR OLMALARI ÖNCELİKLİ GÖREVLERİMİZ ARASINDADIR”

EĞİTİM FAKÜLTESİ, KAYA’YA EMANET

SABUNCU, MİNİK SPORCULARLA BULUŞTU

4’ÜNCÜ SEMPOZYUMDA MODERN DÖNEM ELE ALINACAK

Muş Alparslan Üniversitesi (MAUN) ve İslami İlimler Araştırma Vakfı ortaklığında yapılacak ‘İslam Düşüncesinde Eleştiri Kültürü ve Tahammül Ahlakı’ sempozyumunun 4 ‘üncüsünde modern dönem konusu ele alınacak

Muş Alparslan Üniversitesi (MAUN) sempozyum serilerine devam ediyor. İslami İlimler Araştırma Vakfı ortaklığında gerçekleştirilen ‘İslami Düşüncesinde Eleştiri ve Kültür Tahammül Ahlakı’ sempozyumun 4’üncüsü gerçekleştirilecek.

Daha önce 26-28 Nisan 2019 tarihinde birincisi, 7 Aralık 2020’de ikincisi, 28-29 Mayıs 2021’de ise üçüncüsü düzenlenen ‘İslam Düşüncesinde Eleştiri Kültürü ve Tahammül Ahlakı’ sempozyumunun dördüncüsü de 7-8 Ekim 2022 tarihinde gerçekleştirilecek. Muş Alparslan Üniversitesi ve İslami İlimler Araştırma Vakfı ortaklığında gerçekleştirilecek sempozyum serisinin 4’üncüsünde modern dönem konusu ele alınacak

Muş Alparslan Üniversitesinden konuya ilişkin yapılan açıklamada, sempozyuma yoğun ilgi ve talep olduğundan 4’üncüsünün düzenleneceği belirtilerek; “İlkini 26-28 Nisan 2019, ikincisini 7 Aralık 2020, üçüncüsünü 28-29 Mayıs 2021 tarihinde gerçekleştirdiğimiz “İslam Düşüncesinde Eleştiri Kültürü ve Tahammül Ahlakı” başlıklı sempozyum serilerinin dördüncüsünü 7-8 Ekim 2022 tarihinde yapmayı planlıyoruz. Doğrusu gerçekleştirilen ilk sempozyumda konu genel bir çerçevede ele alınmıştı; ancak sempozyuma gösterilen yoğun ilgi ve katılımcılardan gelen öneriler çerçevesinde sempozyumun belirli dönemler ya da konular sınırlandırılarak bir seri halinde icra edilmesi durumunda akademik mahfillerde çok daha fazla mâkes bulacağı kanaati hasıl oldu” denildi.

“TEBLİĞ SAHİPLERİNİN İLGİSİNE MAZHAR OLAN EN ÖNEMLİ KONULARDI”

Açıklamada tebliğ sahiplerinin ilgisine mazhar olan konular olduğu belirtilerek; “Mevzubahis kanaat doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz ikinci sempozyumda eleştirel düşünce ve tahammül ahlakının, İslamî literatürün teşekkülünü büyük ölçüde tamamladığı ilk beş asırdaki durumuna odaklandık. İslamî ilimlerin etrafında temerküz ettiği birleştirici/yol gösterici fikirlerin (paradigmalar) neler olduğu, usul arayışlarında hür düşüncenin baskın karakter olarak öne çıktığı bu dönemdeki faaliyetlerin farklı ilim dallarında nasıl bir eleştirel bakış açısıyla yapıldığı, tebliğ sahiplerinin ilgisine mazhar olan en önemli konulardı. Üçüncü sempozyumumuzda 12. yüzyılla başlayan ve Osmanlı Devleti’nin fiilen yıkıldığı 19. yüzyıla kadar süren uzun tarihi dönemi ele aldık. Sempozyumda İslam düşüncesinin mezkur dönemde geçirdiği aşamalar ve ilim adamlarının eleştiri konusundaki tutumları işlenmiştir. Ayrıca Tefsir, Hadis, Kelam, Fıkıh, Tasavvuf, Dil, Mantık, Felsefe, Ahlak gibi alanlarda eleştirel düşünce ve tahammül ahlakı açısından farklı kişi, eser, ekol, mezhep ve düşünceler ele alınıp incelenmiştir.”

SEMPOZYUMUN 4’ÜNCÜSÜ HAKKINDA BİLGİLER

‘İslam Düşüncesinde Eleştiri Kültürü ve Tahammül Ahlakı’ sempozyumunun 4 ‘üncüsüne ilişkin bilgilerin verildiği açıklamanın devamında; “Serinin dördüncü ve son sempozyumunda tartışmaların nirengi noktasını, eleştiri kültürü ve tahammül ahlakının modern dönemdeki yansımaları oluşturacaktır. İslam ilim geleneğinin eleştiri ve tahammül ahlakı açısından geldiği noktayı, öncekilerden tevarüs edilen bilimsel ve entelektüel birikimin eleştirel okumalara tabi tutulmak suretiyle test edilip edilmediği, gelenek ve modernite arasında sıkışan ulemanın eleştirilere verdikleri tepkiler, akademisyenlerimizin inceleme konusu edinmelerini arzu ettiğimiz temel konu başlıklarıdır. Eleştiri kültürü ve tahammül ahlakının modern dönemdeki serencamına dair tartışmalar, İslam dünyasının gelecek vizyonuna dair ufuk açıcı düşüncelere kapı aralayacaktır. İslam medeniyetinin geniş bir coğrafyayı, uzun bir tarihsel dönemi ve sayısız insan topluluğunu etkileyen nüfuz alanları dikkate alındığında İslam düşüncesinin ve bu düşünce merkeze alınarak dal budak salan İslami ilimlerin dünya kültür mirasına eşsiz katkıları olduğu muhakkaktır. Bu katkıların sempozyum konusu özelinde barındırdığı zengin birikimi keşfetmeye dönük çabalar İslam dünyasında şahit olunan ihtilaflara ve yaşanan çatışmalara çözüm önerileri sunabileceği gibi içine düştüğü kaotik ortamdan çıkma yolunda insanlığa müstesna bir rehberlik de sunabilir” ifadelerine yer verildi.