MUŞ’TA ORMAN GİRİŞLERİ YASAKLANDI

KARÇİN, TEZGÂHLARDAKİ YERİNİ ALMAYA BAŞLADI

DÖLEK, SEL OLAYLARINA DİKKAT ÇEKTİ

MŞÜ’DEN 4 BİN ÖĞRENCİYE 4 BİN AĞAÇ KAMPANYASI

BELİRLİ BÖLGELERDE KESİNTİ YAPILACAK

TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ YASAKLANDI

YAYLACILAR, KÖYLERİNE DÖNMEYE BAŞLADI

LALEM ÖNEMLİ BİR ÇALIŞTAYA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK

Muş Lalesi ve Uygulama Araştırma Merkez Müdürlüğü (LALEM) “Ülkemizdeki Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Potansiyeli, Sorunları ve Geleceği” konulu çalıştaya ev sahipliği yapacak

Muş Alparslan Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Muş Lalesi ve Uygulama Araştırma Merkez Müdürlüğü (LALEM) tıbbi ve aromatik bitkilerin ele alındığı “Ülkemizdeki Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Potansiyeli, Sorunları ve Geleceği” çalıştayı düzenlenecek.

Uygulamalı Bilimler Fakültesi kentte gerek kampüs alanında gerekse de özel tarım arazilerinde yaptığı bilimsel araştırmalarla göz dolduruyor. Yapılan denem ekimlerin sonucunda çiftçilere çeşitli olanaklar sunularak tarımın kalkınması hedefleniyor. Çalışmalar kapsamında ülkenin duayen akademisyenlerinin de katılacağı “Ülkemizdeki Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Potansiyeli, Sorunları ve Geleceği” konulu çalıştay 6 Kasım tarihinde gerçekleştirilecek. Düzenlenecek olan çalıştayın onursal başkanlığını Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat yapacak. Çalıştay başkanlığını ise Rektör Yardımcısı ve Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Karadağ üstlenecek.

Akademisyenler tarafından kampüs yerleşkesinde kurulan sera ve bahçelerde özenle bakılan bitkiler, hasat edildikten sonra üniversite tarafından ilaç ve kozmetik sanayisinde kullanılmak üzere ilgili kuruluşlara gönderilecek. Kentin ekonomisine ve istihdamına katkı sunulması amacıyla başlatılan çalışmalardan beklenen sonucun alınması durumunda, çiftçilerin de söz konusu bitkileri yetiştirmesi için teşvik edilecek çalışmalar yapılacak.

ÇALIŞTAYA ÖNEMLİ AKADEMİSYENLER KONUŞMACI OLARAK KATILACAK

Koordinatörlüğünü Muş Lalesi ve Uygulama Araştırma Merkez Müdürlüğü (LALEM)’in yapacağı çalıştayda; Prof. Dr. Neşet Arslan, Prof. Dr. Menşure Özgüven, Prof. Dr. Nazım Şekeroğlu, Prof. Dr. Mehmet Arslan ve Prof. Dr. İsa Telci gibi Türkiye’de bu konuda duayen ve önemli akademisyenler konuşmacı olarak katılarak tıbbi ve aromatik bitkiler yönünden mevcut durum, potansiyel, tıbbi bitkilerde önemli bir yer tutan uçucu yağ içeren bitkiler yönünden imkanlar, bu konudaki politikalar, tıbbi bitkilerde biyoteknolojik üretim çalışmaları, sürdürülebilir üretim, Tarım ve Orman Bakanlığı çalışmaları, tohumluk üretimi gibi konular ele alınacak ve değerlendirilecek.

“70 BİTKİNİN ÜNİVERSİTEMİZ ARAZİLERİNE DİKİMLERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ”

Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Karadağ konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 70 bitkinin kampüs alanındaki arazide dikimlerinin yapıldığını belirterek; “2018 yılı Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma Programı" kapsamında hayvancılık sahasında "Pilot Devlet Üniversitesi" seçildik. Bu kapsamda 4 lokasyonda çalışma yürütüyoruz. Üniversitemiz Bilimsel Araştırma Projesi (BAP) tarafından desteklenen 'Vakkas Üzümü Bağlarının Çeliklerinin Köklendirilmesi ve Yaygınlaştırılması Projesi' başlatıldı. Muş'taki bağ tesislerinden temin edilen 450 Vakkas üzümü çeliği siyah tüp poşetlerine tek tek dikildi. Muş'un Vakkas üzümünü bir marka haline gelmesi için elimizden geleni yapacağız. Goji berry Tibet kökenli bir bitki, içinde yaşlanmayı geciktirici maddeler ve kansere karşı koruyucu etkisi var. Bu projede 3 Goji Berry çeşidi olmak üzere 70 bitkinin üniversitemiz arazilerine dikimleri gerçekleştirildi. Üniversitemizde düzenleyeceğimiz “Ülkemizdeki Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Potansiyeli, Sorunları ve Geleceği” konulu çalıştayının ülke tarımı ve Muş İli için önemli, faydalı bir çalıştay olacağını ümit ediyoruz" dedi.

Muş Lalesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Yenikalaycı da geçen yıl üstün özelliklere sahip olan 60 lale soğanı seçerek üretim sahalarında yetiştirdiklerini anlatarak: "Endemik bir bitki olan Muş lalesini yüksek gelirinden dolayı tarıma kazandıracağız. Bu tür, nesli tehlike altına giren bitkiler grubunda yer alıyor. Bu bakımdan laleyi hem koruma altına almak hem de tarımını yapmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.